Arşiv Anasayfa İlanlar
Sayfalar: 12
[Eleman Arıyorum] Gönderen: 32844 Tarih: 26 October 2007 21:31:55

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Delphi ile hazırlamakta olduğum programa yapılacak ilaveler için - özellikle;
Faiz hesaplatma, programın veritabaını oluşturma, şifreleme işlemlerinde
Fatih ALTINTAŞ / Ankara
fhhukuk06@mynet.com
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: gokhanertastr Tarih: 25 April 2008 16:33:15

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Ne kamusal alanı ulan Allah her yerdedir.

Laflarına Dikkat et
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: RewriteRule Tarih: 25 April 2008 21:46:51

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Ne kamusal alanı ulan Allah her yerdedir.

Laflarına Dikkat et

İşin özünü bilmeden bu şekilde bir hitapta bulunmanız, bu kadar güzel idealleri olan birine yakışmıyor.
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: Opt2000 Tarih: 26 April 2008 14:44:30

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Selam,

gokhanertastr'in tavrı yanlış, ama imza kısmında "Ne kamusal alanı ulan Allah her yerdedir." yazmak da çok düzgün bir tavır değil. Konu sapacak, ama izninizle bu konudaki görüşlerimi yazmak istiyorum.

Öncelikle "ulan" gibi kaba biz sözcük her şeyden önce avukatlık eğitimi almış, yani en iyi ihtimalle 4 yıl üniversite okumuş ve hatta hukuk okumuş bir insana yakışmıyor. Yanlış hatırlamıyorsam bu cümleyi türbanla ilgili bir konuda yazmıştı ilk olarak. Bu konuda da kendisine katılmıyorum. Üniversite öğrencileri için türban yasağı doğru değil, ama kamusal alanda doğru. Laik bir devlette yaşıyorsanız ve laiklik devletinizin temel direklerinden birisi ise kamusal alanda türban, haç, takke vs gibi her türlü dini simge yasaklanmalıdır. Bu yasakçı bir zihniyetten değil, kurallardan gelir. Kırmızı ışıkta geçmemek gibi. Ve hatta ben aslında bir adım daha ileri gidip, Diyanet İşleri'nin görev tanımının da yenilenmesi gerektiğine inanıyorum. Diyanet işleri maalesef sadece islamiyet için çalışıyor ki, laik bir devlette ciddi bir çelişki bu. Size komik bir şey söyleyeyim: "Ne kamusal alanı ulan Allah her yerdedir" zihniyeti yüzünden, gerçek adını ve dinini saklayan Ermeni arkadaşlarım var. Siz "dinimi özgürce yaşayamıyorum" derken, aynı zamanda başka insanların sadece dinini değil, kendi adını kullanmasını bile engelleyebiliyorsunuz. Bir adamın Ermeni olduğu için adını saklaması kadar bizim için utanç verici bir şey olabilir mi?

İslamiyetin güzel yanlarından birisi kolaylık sağlamasıdır. İslamiyet size ne diyor? İbadetini (namazını, orucunu) zamanında yapamazsan kazasını, yani fırsat bulduğun zaman yaparsın. Ortaokuldaki din öğretmenim (kendisi aynı zamanda imamlık da yapıyordu), islamiyetin, "devletin kurallarına uyun" dediğini söylemişti. Ne kadar doğru bilmiyorum. Ama zaten bizim devletimizin kuralları islamiyetle çelişmiyor ki! Kamusal alan tanımı içindeki yerler de size şunu söylüyor: Kardeşim, burada çalışacaksan dini simge kullanamazsın, takım elbise giymek zorundasın, erkeksen saçın kısa olacak, küpen olmayacak vs. (Yani ben kamusal alanda çalışmama, çünkü saçım uzun ve küpem var. Takım elbisem de yok:) ) Bu şartları bile bile işe girip (bir de işe girmek için deli gibi sınavlara giriliyor, becerebilen ahlaksızlar torpil yaptırıyor vs) ve sonra da ben türban takacağım vs diyor. Buna tek kelime ile iki yüzlülük denir.

Yazıya ara vermek zorundayım. Malumunuz iş bekler. Tartışmak isteyen arkadaşlar olursa, seviyeli, küfür etmeden, hakaret etmeden, tartışamaya sohbet bölümünden devam edebiliriz.

Kolay gelsin,
Bahadır Alkaç
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: 32844 Tarih: 26 April 2008 15:11:07

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Eleman arıyorum başlığı altında niye imzayı tartışıyorsunuz anlam veremedim.
Yeri olmadığı için yazılarınıza cevap vermiyorum. Tartışmak istiyorsanız, sohbet kısmına başlık açabilirdiniz. Yoksa ben açacağım.
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: RewriteRule Tarih: 26 April 2008 15:37:51

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Hocam kusura bakmayın, dayanamadık.
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: asimo Tarih: 26 April 2008 20:59:52

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Siyaset veya dini bir forum olmadığı halde bu tür bir imzanın pervasızca kullanilmasina izin veren basta forum yonetimi sonrada imzanin sahibini siddetle kiniyorum.

Bu sinif hep bu kadar saygisiz mi olur , Allah (c.c.) askina ?
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: 32844 Tarih: 26 April 2008 22:16:20

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Siyaset veya dini bir forum olmadığı halde bu tür bir imzanın pervasızca kullanilmasina izin veren basta forum yonetimi sonrada imzanin sahibini siddetle kiniyorum.

Bu sinif hep bu kadar saygisiz mi olur , Allah (c.c.) askina ?

Evet siyasi ya da dini bir forum değil ancak biraz dikkat etmiş olsaydınız eleman arıyorum başlıklı yere böyle birşey yazmandınız. Yukarıda uyarımı yapmıştım, ama neden ve hala buraya cevap yazdınız anlamakta zorlanıyorum.

Görüşlerinizi
http://www.delphidunyasi.net/index.php/topic,3826.msg17151/topicseen.html#msg17151
yazabilirdiniz.

Bu sınıf?
Hep bu kadar saygısız mı olur?

- Hangi sınıftan bahsediyorsun. Bir sınıf falan yok. Şimdi birileri çıkıp sınıfsız toplum diyor vay komünist vay diyecek.
- Başka hangi saygısızlığımı (zı) gördünse, paylaşman beni mutlu edecektir. Ancak burada değil, verdiğim linkte.

Bu vesileyle hala eleman bulamadığımı bildiririm. Hata bende niye buraya yazdım ki, doğrudan delphi soruları ya da veritabanı sorusu gibi eleman aradığımı duyursaydım belki birisi şartları sorardı. Smiley Smiley
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: ariza Tarih: 26 April 2008 23:03:40

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Ulan ve "Allah" kelimesini aynı yerde gordugum icin utanıyorum ama esas utanacaklar utanmıyor.
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: 32844 Tarih: 27 April 2008 00:58:16

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Ulan ve "Allah" kelimesini aynı yerde gordugum icin utanıyorum ama esas utanacaklar utanmıyor.

ariza Dostum,
Eleştirine saygı duyuyorum. Ancak kendi kendinle çelişmisin. Zira sen de iki kelimeyi aynı yerde kullanmışsın. Yanılıyor muyum?
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: Opt2000 Tarih: 27 April 2008 04:52:20

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Selam,

4 yıl eğitim almış birisine "ulan" yakışmıyor. Konuşurken ben de çok kaba sözcükler kullanıyorum, ama bu yazarken de kullanacağım anlamına gelmiyor.

Kamusal Alan olarak tarif edilen yer, kamu hizmetinin verildiği yer. Bunu çok iyi biliyorsunuz. Bunu size yazmam gerçekten de saçma, çünkü sizin işiniz zaten bu. Siz bu konuları benden çok daha iyi biliyorsunuz.

Kamusal hizmetlerden faydalanan insanlar için böyle bir sorun hiçbir zaman olmadı ki (Üniversiteler hariç. Bir de edep birinin başörtülü bir anneyi törene almaması olayı vardı, ama o edepsizlikti). İşin ilginç tarafı, üniversitede türbana karşı çıkan kimse yok. Sorun Erbakan'ın bunu siyasi bir dava haline getirmiş olması. Ama siz hizmet verene de türban izni verirseniz sorun çıkar. Herşeyden önce laik dediğiniz devlet kurallarına temelden ters bir şey yapmış olursunuz. Anayasanızı değiştirmeniz gerekir Smile Bu maddenin değiştirilmesinin Türkiye Cumhuriyeti'nde mümkün olmadığını yeni bir devlet kurmanı gerektiğini söylememe gerek yok sanırım.

Türban konusunun siyasi ve ekonomik çıkar için kullanıldığını hepimiz biliyoruz. Ali Nesin'in başına gelen de budur zaten. O yüzden Ali Nesin'n karşılaştığı yanlış tutumları ciddiye almak gibi bir zorunluluğumuz yok.

Ermeni arkadaşımla ilgili durumu sizin benden daha iyi bilmeniz gerekiyor. "Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı herkes Türk'tür." "Ne mutlu Türk'üm Diyene". Bu iki cümle ne kadar da basit değil mi? Birisi anayasa da geçiyor. Türk tanımı yapıyor. Türk tanımını Orta Asya'dan at sırtında gelen kabileler diye yapmıyor. Oğuz boyları, Ural dağları falan demiyor. Ermeni arkadaşım, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Yani bu devlet nazasında senin benim kadar Türk. Ama ismini, dinini saklıyor. Siz türban takamıyor diye, dinin yaşayamıyor diye eylem yapanlara destek olurken, onun durumunu "Ermenistan şöyle yapıyor, böyle diyor" diye açıklayamazsınız. Adam adını kullanamıyor, bırakın dini inançlarını sonuna kadar yaşamayı.

Sevgili Fatih, cami kadar patrikhane abesle iştigaldir demişsin, ama zaten cami kadar kilise talep eden de yok. Benim bahsettiğim, Diyanet İşlerinin görev tanımı yenilenmelidir. Şu an sadece islamiyetle ilgili konularda görev yapıyor, fetva veriyor vs. Peki hristiyanların hac ibadeti için bir şey yapıyor mu? Ya da yahudilerin ağlama duvarına gitmesi için organizasyon yapıyor mu? Hayır! Yani laik devlet tanımına uygun hareket etmiyor. Böyle bir talep yok diyorsanız, yukarıdaki yazdıklarımı tekrar okuyun. Ben size adam adını saklıyor diyorum. Adını saklayan bir insan çıkıp da diyanete gidip ben Kudüs'e gideceğim mi diyecek? Bugün bırakın başka dinden olanları, Aleviler bile dinini adam gibi yaşayamıyor, ibadet evleri kabul edilmiyor, bir sürü dedikodu ile yaşıyor. Burada olan şey, çoğunluk olan sünni müslümanların farkında olmadan (bunu özellikle vurguluyorum, çünkü gerçekten de farkında olmadan) ciddi bir baskı ortamı yaratmalarıdır. Türban tartışmalarının da özünde bu baskı ortamının yarattığı korku vardır. Kamusal alanda hizmet verenlerin türban takmasına izin verilmesi de bu baskının daha da artması anlamına gelir. Anadolu'da yaşayan arkadaşlar daha iyi bilirler, ama size bir arkadaşımın başına gelen basit bir olayı anlatayım. Ramazan'da bırakın yemek yemeği, bakkaldan bisküvi bile alamamış. İlk başına geldiğinde aç kalmış. Kimse oruç tutmama sebebini sorgulamıyor. Evet, onun oruç tutmamasının sebebi dini inançlarının yeterince yoğun olmaması. Peki ülseri olsayda ne yapacaktı? Oruç tutmalıyım diye mide kanaması mı geçirseydi? İslamiyete göre hayır, ama biraz önce bahsettiğim farkında olmadan oluşan baskı ortamına göre ya evet, ya da elinde "Ülserim, açım, ne olur yemek verin. Yoksa mide kanamasında öleceğim" pankartı ile "özrü"nü açıklamalı.

Sevgili Selçuk, türban sorunu hiç de sandığın gibi iki günlük bir mesele değildir. Çok daha uzun bir geçmişi var. Örneğin benim öğrencilik dönemimde (doksanların ikinci yarısı) türban sorunu fazlasıyla vardı. Hatta bir iki eyleme ben de destek vermiştim, çünkü üniversite öğrencilerine türbanın yasak olmasını aklım almıyordu. Daha öncesinde en yoğun olduğu dönem seksenlerin sonu diye hatırlıyorum. Yetmişlerde de aynı sorun vardı. Cumhuriyet ilan edildiği dönemde başörtüsü sorunu belki yoktu, ama din için istenen değişiklikler vardı. Kazım Karabekir Paşa ile Atatürk'ün arasının açılmasının sebebi budur. Laiklik tarih kitaplarında yazdığı gibi "hurra" nidalarıyla kabul edilmedi. Eğer Atatürk'ün arkasında bütün milletin desteği olmasaydı, bugün yaşadığımız ortamı asla elde edemezdik. Üstelik şunu unutmayın. Biz laik bir devlette yaşıyoruz. Yani "Peki ulan Siz Haşa Allahtan daha mı iyi biliyorsunuz neyin nasıl olacağını..." cümlesi bu devlet için bir anlam ifade etmiyor. Bu kadar keskin bir düşünce yapısına göre hristiyanları sürelim buradan. Yahudilerin yarısını zaten sürdük zamanında (Varlık vergisini anlatmama gerek yoktur umarım). ERmenileri Osmanlı halletti sayılır (Ben Osmanlının doğru yaptığını düşünüyorum bu arada. Soykırım değil, sürgündür ve devletin haklı bir refleksidir). Laik devletin güzel tarafı da buradadır. Sana kurallarını söylüyor: Kardeşim, özel işinde ne istiyorsan yap, ama benim çalışanım olacaksan, kılık kıyafetine dikkat edeceksin. Dini, siyasi düşünceni açığa çıkaracak simgeler kullanmayacaksın. Örneğin bizim devletimize göre ben devlette çalışamam. Çünkü saçım uzun, küpe takıyorum (şimdilik iki tane, yakında üçüncüyü de takacağım) ve tavırlarım genel olarak da çok rahattır. Örneğin işe öğlen giderim, ama evde sabah kadar çalışırım. Patronum bundan rahatsız değil, ama devlet patronum gibi düşünmüyor normal olarak. Siz bu kuralları bilerek devlette çalışmaya başlayacaksınız, sonra da Allah'ın emri diyerek kurallara itiraz edeceksiniz. Bu ikiyüzlülük değil de nedir? Başını örtmek isteyen insanın devlet dairesinde çalışma hakkı yok mu? diye soracak olursanız, yok! Nasıl benim yoksa, onun da yok. Bu kadar basit. Çünkü kurallar devlet dairesine girdikten sonra değişmiyor, girmeden önce belirlenmiş zaten.

Yazacak çok şey var daha, ama şimdiden çok fazla yazdım. Konunun ilk açıldığı başlıkta ([Eleman Aranıyor]) da söyledim, tekrar söylüyorum. Terbiyesizlik yapılmadığı sürece konuyu tartışmaya devam edeceğim.

32844, bildiğim kadarıyla Ankara'dasın. Daha önce Ankara'daki arkadaşlar buluşalım falan diye bir konu açılmıştı, ama kimse bir organizasyon yapmamış, yapamamıştı. Eğer sana da uygun olursa bir pazar günü bu organizasyonu sen yap. Hem Delphi hem de siyaset tartışırız. Hatta siyaseti boşver, Delphi ve programcılık üzerine tartışırız.

Herkese kolay gelsin,
Bahadır Alkaç
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: FetihlerFatihi Tarih: 27 April 2008 08:22:58

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Sevgili Opt2000,

Benim kastettiğim diyanet işllerinin görev sahası değil. Türbanın haçla vb. şeylerle bir tutulması idi. Orrtada büyük bir kitle var ve bu kitlenin talepleri bir kaç kişinin talepleri ile bir tutulamaz. Tutulmasın demiyorum, ama pratikte her kitlenin taleplerine olumlu yanıt verilemez.

Ermeni arkadaşın baskı altında demişsin. Başka baskı altında olan yok mu dersin? Ben bir Türk Kürdüyüm. Kürt dediğinde millet haklı gerekçelerle ön yargıya kapılıyor. Ve inan bu birçok kürt kökenli vatandaşın kürtlüğünü saklamasına sebep oluyordur.

Bir üniversite hocası diyor ki, dersime türbanlı gireni geçirmem. EE şimdi türbanlı olan kendini gizlemesin de ne yapsın? Senin örneklerinde var, yok demiyorum. Demek istediğim herkes baskı altında. Hele de baskıdan şikayet edip, başkalarını baskı altına sokmak, saçma temellere dayalı ideolojilerin  ürünüdür.

Fqatih, sen konuları birleştirip, yenikonu aç Smile
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: 32844 Tarih: 27 April 2008 13:41:16

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Bahadır
Dostum yanlış yere yazmışsın. Ayrı bir başlık açmıştım. Kamu alanı diye, ama bu kavram o kadar geniş ki orada Türban, Ermeni Meselesi, Kimlik sorunu hepsini tartışabiliriz. Şu cümlenden dolayı kasıtlı olmadan buraya cevap yazdığını düşünüyorum.
"Konunun ilk açıldığı başlıkta ([Eleman Aranıyor]) da söyledim, tekrar söylüyorum. "
Orada tekrar birşeyler yazacağım.
Ankara'da mutlaka görüşme sağlanacak. Şu an fatsalı85 ve sen sıcak bakıyorsun konuya ya da üçümüzden başka Ankara'da kimse yok  Smiley.
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: gokhanertastr Tarih: 27 April 2008 21:17:54

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
Ne kamusal alanı ulan Allah her yerdedir.
A.S. 

bu imasanı bütün eleştirlere rağmen değiştirmemene çok şaşırdım neyi savunuyorsa savun benim umrumda değil anam değilsin babam değilsin güzel kardeşim ama sizin gibi bir sahsada böyle laf yakısmaz işin kısası bu.
Ynt: [Eleman Arıyorum] Gönderen: 32844 Tarih: 28 April 2008 00:21:53

Notice: Undefined index: current_action in /home/del10000/domains/delphidunyasi.net/public_html/Sources/Subs.php on line 2391
gokhanertastr,

Tam 3 kez tartışma yeri burası değil, bu konu eleman aradığım bir başlık diye uyardım. Hatta ayrı bir konu açıp yine yukarıda linklini verdim.

Israrla burada yazmaya devam ediyorsun.

Nihat GENÇ'i tanıdığını düşünüyorum. En sevdiğim yazarlardan biridir. Yazıları sanat için sanattan ziyade halk için sanat tarzındadır. Halk diline yakın yazar, hayranım.

Charles BUKOWSKİ'nin, Kasabanın En Güzel Kızı, Kaptan Yemeğe Çıktı Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi ilk aklıma gelen kitapları. Sıradışı, küfürlü kelimelerle dolu Henry Chinaski hikayelerini severim.

Üzerinde düşünmek gerekecek cümlelerden oluşmuş kitaplara sahip yazarlarda ise İsmet ÖZEL ve Cemil MERİÇ derim. Ki Cemil MERİÇ "Fikirden, kuduz köpekten kaçar gibi kaçılan ülke" tabirini kullanmıştır. Şimdi Cemil MERİÇ'in bu sözüne adi kelime kullanmış değersiz mi diyelim yoksa hakaret mi kabul edelim. Bence düşünelim.

Bu memlekette bana bu sözü sevdirecek ya da haklı gösterecek ne gibi olaylar olmuştur. Etki tepki meselesi yani. Tepki kadar etki üzerinde de bir iki söz söylersen ziyadesiyle memnun olurdum.

Birkaç örnek vereyim:
- Birisine "pis topal" dersen hakaret olur, "zavallı topal" dersen acıma hissi ile söylendiği için hakaret oluşmaz.
- Birisine Fransız demek hakaret suçu oluşturmaz. Ancak bulunulan ortama göre "Moskof Uşağı" ya da "Ermeni" demek hakaret olur.
- 1990 yazında Keşan'a gitmiştim. Orada beni gören yaşlı kadınlar ağız birliği etmiş gibi "Hoşgeldin (oşgeldin) kızan" diyorlar. "Kızan" kelimesini, genç erkek ya da delikanlı anlamında kullanıyorlar. Bizim oralarda ise kızan kelimesi daha çok çiftleşme dönemindeki köpekler için kullanılır.

Kelimenin kendisine bakıp anlam çıkarmaktan ziyade, söyleniş amacına bakmak gerekir.

Neyse, özetleyecek olursam;
- En güzel kelimelerden oluşmuş cümleler kurmak gibi bir mecburiyetim yok. Siz ya da başkası için ikna olmadığım şeyleri değiştirme gibi bir niyetim de yok.
- Karşı çıktığın "Ulan" kelimesi ise orada hakaret anlamında değil, kızgınlık ve öfke içeren bir kelime olarak kullanılmıştır.
- Nasıl olsa birgün bu imzayı değiştiririm. Ancak bu bana yakışmadığından için olmayacak.