Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: 32844 Tarih: 24 March 2008 10:44:36
TÜRKİYE NEREYE GİDİYORTürkiye, 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1970, 12 Eylül 1980 müdahalelerini yaşamıştır. Daha sonra 28 Şubat 1997’de postmodern müdahalenin muhatabı olmuştur. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 27 Nisan 2007 tarihli e-muhtıra ise demokrasinin son kırılma noktası olmuştur.
Görülen odur ki; bu kırılma noktalarının biteceği yok.
Yapılan müdahalelerin temel gerekçesi toplumun kamplara bölünmesidir. Sağ-sol, şeriatçı-laik gibi ayrımlar dikkati çekmektedir.
Toplumdaki bu kamplaşmalar neticesi meydana gelen olaylar müdahalelerin gerekçesini oluşturmuştur. Önce toplum kamplara bölünüyor, kamplaşma neticesi sokaklara taşan eylemler sahneleniyor, medya üzerine düşeni fazlası ile yapıp yangına körükle gidiyor ve sonunda radyodan bir anonsla uyanılıyor. Hatta olayların müdahaleyi gerektirecek boyutlara gelebilmesi için Devletin yetkilileri, yetkilerini kullanmıyor.
Daha önceki müdahalelerde ABD’nin bir şekilde taraf olduğu genel kanaattir. Hatta tarih sayfalarına geçen “Bizim çocuklar yönetime el koymuş” itirafı genel kanaatin vakıa olduğunun bir karinesidir.
Bugün gelinen nokta, toplumdaki kamplaşmaların çok ilerisinde zararlar oluşturacak bir yapının oluştuğunu göstermektedir. Zira kamplaşma çok farklı boyutlara ulaşmıştır. Yargı müdahalenin gerekçesini oluşturabilecek somut adımlar atmaktadır. “TSK yargıdaki kamplaşmanın ülkeye verdiği zararları önleyebilmek için Türk Milleti adına yönetime el koymuştur” gibi bir anonsla uyanırsanız şaşırmayın.
Yargı anormal derecede siyasalaşmıştır ve siyasallaşmaya devam etmektedir. Van’da Cumhuriyet Savcısı iddianamesine Genelkurmay Başkanının adını yazıyor ama ne hikmetse sanık olarak ismini iddianameye yazmıyor. Sonuç görevden uzaklaştırıldı. Şimdi ne yapıyor bir bilen var mı?
Ergenekon ismi verilen operasyon çerçevesinde insanlar evlerinden alınıp, tutuklandı. 8 aydır bir iddianame bile düzenlenmeden insanlar tutuklu olarak yaşıyor. Yazar, siyasetçi, gazeteci, iş adamı, emekli subay, polis vs her kesimden insan bu operasyon nedeni ile tutuklanma tehdidi altında kalmıştır. Demoklesin Kılıcı misali.
Sonra iktidardaki partinin kapatılması için iddianame hazırlanıyor ve aman borsaya bir şey olmasın (%70’i yabancının eline geçen borsaya bir şey olursa buna sebep olanın anasını bellerler) diye Cuma akşamına kadar beklenip, iddianame öyle teslim ediliyor. Bakan açıklama yapıyor: “Partimizin kapatılması davası, Ergenekon Operasyonunun rövanşıdır.”diye. Bu Ergenekon Operasyonuna kendilerinin dahil olduğu ve birilerine ceza vermek için bizzat hukuku ayaklar altına almış olduklarının itirafıdır.
Daha sonra 83 yaşındaki gazeteci sabahın köründe (karga kahvaltısını yapmadan) evinin önünde polis koruması olmasına rağmen ya kaçarsa denilerek derdest ediliyor, 2 gün gözaltı ve serbest kalıyor. Bir partinin başkanı birkaç kişi ile birlikte tutuklanmış. Şimdi deniyor ki bu parti kapatma davasına karşı bir rövanştır. Ve yine deniyor ki, son gelişmeler Ergenekonun sol kanadının tasfiyesidir.
Her iki olayda da Yargının üçlü ayağından (tez/savcı, antitez/ savunma, antitez/hakim) kamu adına hareket eden savcılık başroldedir.
Görüldüğü üzere bir kamplaşma var ve bu hiç olmaması gereken yargı içinde oluşmuştur. Bunun sonucu önceki müdahalelere rahmet okutacak cinsten olacaktır. Bunu söyleyebilmek için müneccim olmaya gerek yok.
AKP, ASKER, KAPATMA DAVASIYıllardır şöyle demekteyim: Recep Tayip Erdoğan’a şiir okuması nedeni ile verilen ceza ve 4 aylık mahpus hayatı, önünü açmak için hazırlanmış bir senaryonun icra edilmesidir. Okuduğu o şiirden dolayı ceza almış olması kabul edilemez. İşte bu kabul edilemezlikten dolayı önü açılmıştır. Neticede iktidara gelmiştir.
Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi AKP yıpranmıştır. Özellikle temsil ettiği muhafazakar kesimden tepki almıştır. Ezici bir çoğunluğa rağmen ne imam hatip, ne kuran kursu, ne başörtüsü konusunda somut adım atmamıştır. İnsanlar 5 yıl sabretmiştir. Ancak sabrın sonu vardır. Borsa yabancının elinde, yabancıya toprak satışına izin verilmiş, ülkenin en önemli kuruluşları yabancılara peşkeş çekilmiş, bitme noktasında alınan gelen terör belası ise yeniden ivme kazanmıştır… İşte tam bu sırada e-muhtıra, 367 dayatması. e-muhtıra ve 367 dayatması kabul edilemezdi. İşte bu kabul edilememe nedeniyle AKP %47 oy aldı.
Yukarıdaki sorunlar aynen devam etti, Sosyal Güvenlik Yasası değişikliği, işsizlik, insanların gelirinin arttırılamaması vs sorunlar ile AKP yerel seçimler öncesi gene yıprandı. MHP’nin teklifi ile başörtüsüne özgürlük getirilmek istendi. Anayasa değişti ama Meclis iradesini hiçe sayan Danıştay başörtüsü genelgesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Yolsuzluğun odağı haline gelen AKP ise laikliğe aykırı eylemlerin odağı kabul edilip kapatma davasına muhatap edildi.
Simitçilikten gelen Başbakanın oğlu gemicik aldı. Yetmedi ABD’de 250.000.USD’ye villa aldı. Bakanın oğlu mısır üzerindeki vergi operasyonu ile bir gecede 365.000.YTL kar etti. Başka bir bakanın oğlu çok büyük inşaatlar yapıyor.
Eski bir belediye başkanı trilyonluk yolsuzluğa karışmış ve yanında 750 lira maaşla çalışan şoförü 1.500.000.liralık arsa sahibi olmuş. Bu eski belediye başkanı, belediye başkanlığı dönemindeki icraatları nedeniyle ceza almış ama bu yolsuzluk ortaya çıkana kadar Büyükşehirin bir müdürlüğünü yapıyor.
Okullara dağıttığı kalem, silgi, defter vs.nin ihalesini dağıttıktan 2-3 hafta sonra geçmişe dönük yapanlar var. %4’le kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapanlar var. 250.000.000.inşaatı, 10.000.000. ile kat karşılığı vermiş. Yol katılım bedeli, inşaat harçları düşünce %1’ile verilmiş oluyor. Ali Dibolar, bilmem neler neler…
Savcım laikliğe aykırı eylem olarak 17 klasör dosya hazırlamış. Herhangi bir belediyeye gir 20 klasör yolsuzluk dosyası ile çıkarsın.
Anayasa değişikliği MHP dışlanarak AKP’ye maledilerek durdurma kararı verildi. Bu kabul edilemez. Laikliğe aykırı eylem odağı kabul edildi ve kapatma davası açıldı. Bunlar kabul edilemez. İşte bu kabul edilememezlik nedeni ile …
AKP 2.000.000.verse böyle mağdur edilmeyi ve bundan rant elde etmeyi ancak başarabilirdi.
Sözün özü; AKP ne zaman sıkışsa mağdur ediliyor ve mağdur edebiyatını çok iyi icra eden AKP prim yapıyor.
Alın size bir komplo teorisi: AKP, CHP, Asker oturup birlikte karar alıyor. 367’de öyle, durdurma da öyle, kapatma da öyle.
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: kocaturk Tarih: 24 March 2008 11:48:12
Sözün özü; AKP ne zaman sıkışsa mağdur ediliyor ve mağdur edebiyatını çok iyi icra eden AKP prim yapıyor.
Söylenebilecek bir şey yok, çok iyi bir tespit ve iyi bir yazı, eline sağlık.
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: ineffable_space Tarih: 24 March 2008 13:02:37
Yazı kime ait merak ettim..
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: 32844 Tarih: 24 March 2008 13:09:21
ineffable_space,
yazı bana ait ve son günlere ilişkin gözlemlerime dayanıyor. Hastalığı attım, inşallah tekrar etmez. C.tesi ve pazar büroyu boyadım ve temizlik yaptım. Hastalık ve büro canıma okudu. Ne Delphi ne işlerime vakit ayırabildim. Yakında yeni büromdan zıpkın gibi karşınıza çıkarım. İnşaallah.
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: ineffable_space Tarih: 24 March 2008 13:11:38
Geçmiş olsun. Yazı konusunda yorum yok..
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: RewriteRule Tarih: 24 March 2008 13:45:27
Fatih hocam geçmiş olsun. Yazı için de ellerine sağlık. Son günlerde okuduğum en güzel ve tarafsız olarak nitelendirebileceğim bir yazıydı.
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: babahayati Tarih: 24 March 2008 15:25:56
Sözün özü; AKP ne zaman sıkışsa mağdur ediliyor ve mağdur edebiyatını çok iyi icra eden AKP prim yapıyor.
Söylenebilecek bir şey yok, çok iyi bir tespit ve iyi bir yazı, eline sağlık.
Sadece "tebrikler" demek istiyorum.
Yalnız sorun(umuz) seni kaç kişi tebrik ed(ebil)iyor, kabak gibi belli olan bu gerçeği Aziz Nesin'in çok iyimser istatistiğindeki kaç vatandaş görüp çözümleyebiliyor/yorumlayabiliyor???
Perşembe günü mematiye ne olacak sen ondan haber versene (diziye lafım yok izleyen kitleye), ibrahim tatlıses en son kiminle düşüp kalktı, bülentçiğimin sansasyonsuzluğu hayra alametmi? bize daha şok şok şok, reklamlardan sonra diyip reklamlardan sonra jenerikteki haber ve görüntüsünün aynısının verildiği daha önemli haberler/tespitler yazman lazım...
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: kocaturk Tarih: 24 March 2008 15:44:16
Mematiye ne olacak bilmiyorum ama R T U K e bir şeyler olmuş, diziyi kurcalaya, kurclaya cılkını çıkardılar, pembe diziye döndü neredeyse. Güya action sahneleri yeniden düzenlenip sonra yayınlanacakmış. Sanıyorum, yine bir noktaya parmak basıldı. Bence Memati ölmez, ama "Bizim çocuklar" öldü sanacaklar diye düşünüyorum.
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: fatsali_85 Tarih: 24 March 2008 18:07:47
Fatih abinin yazısı aslında gayet güzel olmuş ama yarım gibi sanki (eksik demek hoş olmaz ..)
yarımlığı nerde diyecek olursanız.. Şahsi kanaatim bu ülkede bi yerlere gelebilmek için birilerinin
omzuna basmak.. yada eteginden öpmek sart olmuş vaziyette gibi...
Fatih abinin söylediği gibi hapse giriş bir hazırlık süreciydi hemde ne hazırlık.. bu ülkenin insanları
Büyuklerimiz(benim yasım yetmediği için diyorum) zamanında cok çile cekip ezilmiş oldukları için
nerede ezilmiş bir insan görseler nadiren acıktan genellikle gizliden sonuna kadar destek verirler...
Secim ve sandık bunun en acık göstergesi..%47 lik oy oranı tek bir seyin mahsülüdür oda Birilerinin
cok iyi yapabildiği Fakir edebiyatı..
Bu millet gözlerinin önünde kendi sectikleri basbakanlarının asılmasına sesini bile cıkarmamıştır..ama
kendilerine yakın birilerini gördükleri saniye Sandıkla onu intikam alırcasına en yukarıya tasımışlardır...
Nacizane fikrim rahmetli Menderes in asılmasından rahmetli Turgut özalın ortaya cıktığı döneme kadar
millet i kimse temsil etmemiştir...
Özal ın vefatından R.T.erdoğan a kadar da hakeza öyle yani insanlar kendileri gibi birisini gördüğünde
ona tutunuyorlar... cunku cile cekmişler. baskı görmüşler, birileride bunu görerek ne kadar acı o kadar
reyting misali oynuyor herseyle...
ortada bir savas söz konusu ama bu savas iktidarla muhalefet, yada islamcı iktidarla-laik hukucular arasında değil...
savas daha yukarılarda iktidarları getirip götürenler arasında
Bir satranc misali herkes piyonlarını sürüyor sırayla... kazanan kim olursa olsun Kaybedeb bu millet olacak orası ayrı bir mevzu...
her hamleye karsı baska bir hamle oynanıyor...
söylenecek o kadar cok sey varki aslında... fatih abi demiş ki
Yapılan müdahalelerin temel gerekçesi toplumun kamplara bölünmesidir. Sağ-sol, şeriatçı-laik gibi ayrımlar dikkati çekmektedir.
ve cok doğru demiş...hep aynı oyun hep aynı seyler bu tiyatronun sahibi demek ki 50 yıldır aynı

ki
aynı oyunu ikide bir sahneye koymaktan cekinmiyor...
inşallah su anki ortamdan en kısa zamanda en az zararla cıkabilir tek temennim bu .. herkese hayırlı aksamlar....
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: FetihlerFatihi Tarih: 24 March 2008 19:55:23
Fatih'in söylediklerine katılmakla birlikte, iktidarda kim olsa Türkiye için farketmez diye düşünüyorum. Çünkü ekonomik bağımsızlığınız yok. Daha önceki iktidarlarında peşkeş çektiğini hatırlıyor gibiyim. Ve en gıcık olduğum konuda budur.
İyi bir teori, ama zamanın da Akrep'e de söylemiştim; toplum olarak paranoyalaştrılıyoruz
Ya herkesin Fatih gibi düşünmesi isteniyorsa?
AKP'nin sıkıştığı dönemlerde hızır gibi yetişen olaylar beni de huylandırmıyor değil hani

Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: ineffable_space Tarih: 24 March 2008 23:07:23
Konuya dahil olma ihtiyacı duydum ben de

Öncelikle belirtmeliyim ki herhangi bir partinin sempatizanı değilim. Yazının ana fikrine katılmakla birlikte kimi noktalarına katılamıyorum.
Millet olarak çok enteresan bir karaktere sahibiz. % 98'i müslüman olarak bilinen bir ülkede inancı gereği başını örten bir insanın eğitim hakkı elinden alınıyor, halk buna çözüm istiyor, müdahale etmeye kalkarsan karşında yine halk var, asker var, hukuk var, gerekçe hazır, laiklik elden gidiyor cumhuriyet elden gidiyor. Bakınız bu noktada laiklik konusunun irdelenmesi gerektiği ve bu sorunun çözümü adına en temel hareket noktası olduğunu düşünüyorum.
Bugün laiklik elden gidiyor diye feryat eden birçok insan Atatürk'ün laiklikten kastının ne olduğunu bilmeden, kuru kalabalığa uymak adına, yaşam tarzını değiştirmemek adına bu harekete katılmaktadır. Laiklik nedir o zaman?Hemen ortaya bir klişe bir cümle çıkıyor, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması şeklinde. Neden bu cümle? Çünkü devlet kurumlarında dinin, dolayısıyla da başörtüsünün yeri yok ya da onlara göre olmamalı. Laiklik farklı inançları yani dinleri yönetme sanatıdır, Atatürk bunu kastetmiştir. Osmanlı'ya bakın, çok farklı din ve milletten insanları bünyesinde barındırıyor ama kimsenin inancına da müdahale etmiyordu. Beğenmedikleri, üstü kapalı da olsa gerici olarak nitelendirdikleri Osmanlı bile bu kimselerden laiktir.
Yine bakıyoruz herkesin şikayet ettiği bir kurum YÖK. Halk çözüm istiyor, hükümete tepkili. Müdahale etmeye kalkıyorlar, karşılarında yine halk, yine hukuk, gerekçe sabit; laiklik elden gidiyor...
Bu ülkenin belli başlı kuruluşları yabancılara satılıyor. Bu vatanı seven hiçbir Türk evladı bunu kabul edemez. Ama ben peşkeş çekiliyor yaklaşımına katılmıyorum. Bugün özelleştirilen kurumlara bakın, soygunun hesabının içinden çıkamazsınız (Örneğin Avea'nın kurulduğu dönemlerde genel müdür 13,5 milyar maaş alıyordu). Çalışanlarını işten çıkarıyorsun değiştiriyorsun kendi adamlarını yerleştirdi oluyor. Özelleştirerek çözüme gidiyorsun sattı oluyor. Yolsuzluğun önüne geçmenin çözümünü bilen varsa beri gelsin.
İktidardaki hükümete kapatma davası açılıyor, herkes tepkili. İktidardaki partiye kapatma davası açılamaz mı? Neden açılamasın ki..Bu ülkeye zarar veren hiçbir oluşum kabul edilemez. Ama gerekçeye bakın, yine laiklik...
Birçok işadamı yurtdışından ev alır, fabrika, mağaza açar herkes alkışlar. İktidardan birisi ve/veya yakını bunu yapar soyguncu olur. Bu insanlar ticaretle uğraşamaz mı?Bu tepkinin sebebi nedir açıklaması yok..
Şu bir gerçek ki bu ülkede bir derin devlet var ve ip onların elinde. Ülkeyi istediği gibi yönetiyorlar perde arkasından ve maşanın biri geliyor biri gidiyor. Halk olarak, millet olarak, ulus olarak bu kutuplaşma devam ettiği, böyle kendi kendiyle çeliştiğimiz sürece de bu düzen böyle gidecek...
Allah sonumuzu hayretsin..
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: babahayati Tarih: 25 March 2008 09:26:58
.... iktidarda kim olsa Türkiye için farketmez diye düşünüyorum. Çünkü ekonomik bağımsızlığınız yok.
Canını yerim yerim senin Fatih, işte olay budur..
Dış borç 400 küsür milyar dolara dayanmış, biliyor muydunuz 600 milyar dolar olduğunda söz/pazarlık hakkınız yok... Artık toprak mı talep ederler iktidaramı talip olurlar Allah bilir...
ya kuzu kuzu vereceğiz yada paşa paşa savaşacağız, dilerim hepimiz yanılıyoruzdur...
Şuda var ki ülke komprador (yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı) uşaklarından temizlenmedikçe, TEFE TÜFE pinpon topu üstübü satışlarıyla hesaplanmadıkça, kısacası pembe panjurlu vatan imajı silinmedikçe, ne bu millet uyanır ne bilinçlenir nede gerçekleri görür... Çıldıracağım yahu, toplamda haftada 150 den fazla dizi varmış, günde 21 dizi eder, 2-3 üne müptela oldunmu işin bitti, beyninin yarısı orda, diğer çeyreği tuttuğun takımda, birde geçim derdi var tabi, haberler bile yarı magazin programına dönüşmüş... Geçen TRT2 de haberlerde abd askerleri Irak'ta zevk olsun diye camii ve minare bombalıyorlar ve aralarında sevinç çığlıkları atarak espirileşiyorlar, hiç bir kanalda yok..
Konuyu dağıtmadan ben TV nin gücüne inanan ve buna dayanarak şunu iddia eden biriyim, TV bizim ne düşünüp ne hissetmemiz gerektiğine karar veriyor, tezim şu haberci isterse bir haberle insanı ağlatır isterse aynı haberle güldürür... Bunu haberi yorumlarken kullanacağı ifade ve mimiklerlede yapabilir ama sadece sunuş farkıylada becerebilir ki gücü buradan geliyor zaten, geçen aydı sanırım, meclisin tavanı akmış, koltuklara su damlıyor, görüntünün fonunda neşeli bir müzik görüntü 2x (normalden hızlı) akıyor gerçektende müzikle birleşince komik bir durum insanlar ellerinde kova koşuşturuyor filan, şimdi o haberi hızlı modda değilde ağır çekimde koysalar, fonda acımtırak bir müzik ve görüntünün fonunda kurtuluş savaşından sahneler, Atatürkten görüntüler, finalede Atamızın sesinden "Türk milleti zekidir Türk milleti çalışkandır " sözü, vaybe nereden nereye, emanet ettiğin vatanın meclisinin damı akıyor atam,,, anlatırken bile duygulandım... işte TV budur, haberleri izleyin ama haberleri kendiniz analiz edin, satılmış herifeler kuzey ırak operasyonunda resmen PKK ya hizmet ettiler, TSK ne yapsa ne önlem alsa anında yayınlandı böyle bir şey varmı arkadaşlar!!! Rahmetli Türkeş derdi ben bu işi çözerim ama güneydoğuya ne gazeteci ne haberci ne bilmem ne belli bir süre girmeyecek.
Filistinde taş çatlasa 50-75 milyar lira edecek kıytırık bir eve israilliler ne kadar vermiştir dersiniz, 5 milyon euro... Fatihin teziyle bağlayacağım (ekonomik güç), zaman dahada kötü şartlar getirse 100 milyarlık evinizi arsanızı bahçenizi 10 tirilyona satarmısınız satmazmısınız? Yemeye ekmek gitmeye iş bulamaz durumda olan herkes satar kardeşim, Abdulhamit'in mübarek kemikleri sızlamışki Atamızınkimi sızlamayacak, (Bir arkadaşımın tepitini hatırladım küresel ısınma ile ilgili; " Hz Hasan Hz Hüseyin'i bir damlaya suya hasret canını alan Allah sana bana acırmı Hayati demişti) Yani kimse kendini ayrıcalıklı sanmasın, konuşulaları komplo teorisi olarak algılamasın, çalışmamız lazım çok çalışamız lazım, en azından haysiyetimizi değilsede vatanımızı satmayacak kadar tok olmamız lazım, bunun için de çalışmamız lazım. Satacak adam her halükarda satar o yüzden satanlara ve satılmışlara fırsat vermeycek kadar çalışmamız lazım.
Konunun içeriğini ve gidişatını bozdu isem özür dilerim....
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: mavikiz_23 Tarih: 25 March 2008 12:25:03
Merhaba;
Bu konuları burada açıp tartıştığınız için teşekkür ederim.Konuyu ve yorumlarınız okudum.Hepinizin ellerine sağlık.Bana göre bilinçsizlik ve insanların neyi, nasıl ve neden savunacağını bilmediğinden bugün bu sorunlarla karşı karşıya kaldığımız kanısındayım.Bir çok konu ve olayların saptırılıp öne atıldığını ,çıkarlarcıların neden olduğunu düşünüyorum.Halkın yani halkı oluşturan bizlerinde sessiz kaldığı kanısındayım.Konuşmak yerine elimizden birşeyler gelsede herşeyi düzeltebilsek ama olmuyor.Bu konuda oldukça karamsar düşünür haldeyim.Hepinize tekrar teşekkür ederim.İyi günler..
Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: FetihlerFatihi Tarih: 25 March 2008 12:35:44
Yolsuzlukların tek çözümünün özelleştirme olduğunu sanmıyorrum. Özelleştirildikten sonra yapılanları devletin kendisi de yapabilir diye düşünüyorum.
AKP bazen agresif olarak hareket etse de akılcı bir siyaset sergiliyor. Şu an da MHP'nin de bu yöntemi kullandığını düşünüyorum. Bence CHP'nin de Sarıgül'e ihtiyacı var. Erdoğan'ın da dediği gibi Baykal AKP'ye çalışıyor

Ynt: Türkiye Nereye Gidiyor? Gönderen: fatsali_85 Tarih: 25 March 2008 13:40:05
Yolsuzlukların tek çözümünün özelleştirme olduğunu sanmıyorrum. Özelleştirildikten sonra yapılanları devletin kendisi de yapabilir diye düşünüyorum.
Bence yolsuzlukların ve kodrolaşmaların önüne gecilebilmesinin tek çözümü özelleştirme ...
ama bu sekilde değil...
şimdi eger ticari bi devlet anlayısına sahipseniz kar elde edebilmek için calışırsınız
bakınız dubai gibi Dubai Seyhi Maktum gecen aylarda SONY firmasının %5 ini satın aldı ve ülkesini de
resmen bir ticarethane gibi yönetiyor yani nasıl kar ederim seklinde düşünerek yeni ticaret merkezleri
acıyor yeni Enterasan oteller acıyor çunku kendi de biliyor ki Petrol son altın cagını yasıyor ve insanları
bi şekilde ülkesine cekiyor...
bizim devletimizde de ticari-siyasi bir yapı hakim yani devletin ticari kurumları var ama bunlar daha cok
iktidar a gelen partilerin adamlarıyla kadrosuyla doluyor..
işin esasında yadırganacak bi durum da yok niye diyecek olursanız ..
Anlayıs bu sekilde yani herkes tabiri caizse kapagı bi yere atınca akrabalarını esini dostunu iş sahibi yapabilmek
için referans oluyor yada onu işe alıyor abilerimiz mutlaka rastgelmişizdir bu tür olaylara..
Bu anlayıs değişmediği sürece yani bir kişi kendisine bi akrabasının beleşten iş vermesine hayır diyebilecek
niteliği kazanana kadar ,yada makam sahibi kişiler adam kayırmanın yalnış olduğunu idrak edene kadar bu
düzen değişmez ..
Sorun bi zümreye ait olmak değil kişilik ve karakter meselesi yani yıllardır birileri kadrolaşıyor halada
öyle... değişeceğinden cok fazla ümitli değilim...
Yolsuzlukların tek çözümünün özelleştirme olduğunu sanmıyorrum. Özelleştirildikten sonra yapılanları devletin kendisi de yapabilir diye düşünüyorum.
Fatih abinin düşüncesine dönersem tekrar söylemek istediğim su Özelleştirme olsun kurumlar satılsın ama
bi şekilde devlet kendi zenginlerini yetiştirsin.. bence özelleştirme politikası söyle olsa mükemmel olurdu..
AK parti yada DEvLET bi şekilde güvendiği Türk-Müslüman iş adamalrını resmi veya gayri resmi yollarda besleyerek 4 sene sonunda hatırı sayılır bi miktarda türk zengini oluşturmus olsaydı ..
ve özelliştirmeleri yaparken satılan kurumlar gerekirse daha az fiyata bu türk işadamlarına satılsaydı...
Yine özelleştirme olsun yine satılsın devlet İçkiyle sigarayla ,demirle vb.. dönmüyor ki ..bunlardan aldığı vergiyle dönüyor...
Nacizane düşüncelerim sürc-ü lisan ettiysek affola
Saygıdeger büyüklerim ;
Yaşımızdan dolayı yasadıklarımızla değilde okuduklarımızla kendi capımız da yorumlama yaptığımız için hatalarım varsa
kusura bakmayın lütfen ..
Vesselam..